– HAŞİM KALENDER * Canımsa istediğin al hançeri vur aha! Deli divane edip çıkıp gidecek misin? Kışımı bahar ettin yaza dönerken daha Yaptığını devirip
Yazar
AFŞİN’DE ZAFER BAYRAMI NOSTALJİSİ: YETİŞ YETİŞEBİLİYORSAN!..
ŞEHRİN PARKLARI
– İLKER GÜLBAHAR * seslenir birbirine geçmeli parke taşlar arasına sıkışmış çelimsiz imgeler ve ince işçilikli kuş havuzundan yabanıl gözlerin sarkması olasıdır ya da
BU BİZ MİYİZ?
– HAŞİM KALENDER * Kağnı çekmese de öküzü fazla Zamanın iğine sarlanmışız biz İşimiz gücümüz hatayı düzle Başkası yapınca arlanmışız biz * En mahrem
KUDÜS’ÜN GÖZLERİ
– MEHMET OSMANOĞLU * kor gibiydi gözleri kalbimle dokunduğum hangi sokağa girsem peşimdeydi karası tutunduğum bir aşktı sahrada sürgün veren ziyası karanlığı sıvazlayan güneşti
LİMUZİN
– YASİN MORTAŞ * “Çünkü ahid sorumluluk doğurur.” İsrâ – kaRa o kapkaRa gölgede bağdaş kuran lîmûzin par-anın aklı ve v-aktin katli çıkma/ kal
D/ADALI ŞİİR
– İLKER GÜLBAHAR * dadacılar adalara dadanalı kendinden kurmalı topacım üşengeç istakozlar pişiriyorum sapan sandıktadır oysa gökçadırda yağmur arıyor nergis hu çekmekte maceraperest puhu
DİYORSUN
– HAŞİM KALENDER * Maksat muhabbet olsun kahve bahane idi Bardağın silme dolu yer yok gelme diyorsun Sözün hançer olsa da gözün şahane idi
KALB-İ MEKSUR
MEHMET OSMANOĞLU * sabır isminden mülhem içlenmiş duaları yazgılanmış alnına tecellisi kaderin mim gibi kıvrılsa da sol yanına elemi mıhlanmış bakışları gökyüzünü süzmede –
BİR HİCRAN SERGÜZEŞTİ
MEHMET OSMANOĞLU * son nevbahar da geçti yine hüsrana düştüm dinmek nedir bilmedi içimdeki fırtına derdimi yine içli gecelerle bölüştüm yükledim efkârımı karanlığın sırtına










