-MEHMET OSMANOĞLU * yine bir şafak söktü, gün yük/seldi üstüme geceleri sağaltan gamzenle uyanmadım bir inkisarla daha boyun büktü düşlerim visâlinin rengine bugün de
Yazar
KALENDER II
– HAŞİM KALENDER * Ecel şerbetini günü gelince Sunacaklar, içeceksin Kalender! Ölmeden öl, dönüş yoktur ölünce Hataysa, vaz geçeceksin Kalender! * Topal aksak yol
ÜVEY ANNE
– MEHMET GÖREN * Gönüllerde hazin bir rüzgâr esti. Her yüzde matem havası, her gözde acının izleri vardı. Mahallenin ufkunda koyu bir keder bulutu
SU ÇİÇEĞİ
– HAŞİM KALENDER * Senin o bakışlarda uzakları süzüşün; Yüreğimde bıtırak, boğazımda çalıdır. Sanki yabani ördek serpilerek yüzüşün, Avcı gibi beklemek sevdalılık halidir. *
SEN GİTTİN
– MEHMET OSMANOĞLU * sen gittin hüzünler beri geldi yıldızlar çekildi göğümden mehtabı hiç görmedim senden sonra bana mı öyle geliyor dedim evet dedi
YENİLEŞTİK
HAŞİM KALENDER * Olanağa döndü imkân, Hane ya ev, ya da mekân, Her taşın altında çıkan Vetsiz idi model oldu, Ortalık şarlatan doldu. *
EVRENSEL TÜRKÜ
– İLKER GÜLBAHAR * yaşam portresinin altında köşe taşına yaslanıp bir türkü söyleyip gidecektim bırakmadınız dilsizlere dil verin diyecektim hırka su ekmek ve tuz
GÜLÜ
– İLKER GÜLBAHAR * yediveren gibi dört mevsim açar gönül gergefinde işlersen gülü kuruyup dökülür kalınca naçar dikenine basıp taşlarsan gülü * ateş gibi
ŞAHİT KALSIN
– HAŞİM KALENDER * Sessiz, duru duruşum bulutu ıslatmakta; Burcu burcu kokarken toprak gel eylemekte. Çektiğim çilelerin, tadı kaldı damakta Yüzümdeki çizgiler, hepsini söylemekte.
GÜN BATIMI BİNEĞİ
– MEHMET OSMANOĞLU * soğuk t/enli tahtalar birbirine çatılmış ürperip gölgesinden gölgem bile kaçıyor kanı çekilen bir ten içine kapatılmış gizemli bir el sanki










