Kurt taksim eylerken dünya nimetin Koyuna, kuzuya pulu düşmemiş. Bağban bin bir türlü çekmiş zahmetin, Bülbülün bahtına gülü düşmemiş. * Kurtla yoldaşlığın bedeli vardır,
ŞİİR
BAĞBAN GAZELİ
-Mehmet Osmanoğlu * Bağban hâr-ı nâlânın feryadını duyarsa “hak mıdır ki bu gonca öz dalına ağyarsa” kimse bilmez ve görmez içindeki yarayı bağrında açan
İNSANLIĞIN GEREĞİ
Kasılman boşadır, varlığın boşa! Adamlık nefisten tavizle olur. Yaratan görmez mi sanırsın hâşâ! Giderken yanında yaptığın kalır. * Vurarak kırarak menzil alınmaz, Bir gönül
EMANET KOKULAR
bir çiçeği koklayacak gücümüz yok artık yürüyerek tamamlarız günleri sırtımızı dayadığımız dün eksilir pencerelerden yana yakıla tüketiriz yönleri artık hiçbir şey eskisi gibi ölmez
HÜNKÂR HACI BEKTAŞ VELİ
Aşkın ateşinde kordun, Hünkâr Hacı Bektaş Veli! Hakikate bağdaş kurdun, Hünkâr Hacı Bektaş Veli! Sevda nazarıyla baktın, Gönülden gönüle aktın, Karanlığa kandil
Göçebe Kar
gündüz gizlice gece ulu orta göğün eşiğinde ölmeden afşin’e göçebe bir kar inse bir sırrın kaldırımında yürüsek soluk ve uzun gölgelerle beraber ay’ın parlayan
DENK DEĞİL TERAZİDE
1 döktüm mürekkebi kağıda çocuk sevinciyle yolladım beyaz güvercinimi kalbime işlendi ilmek ilmek dakikalar antik kilim çıktı ortaya görenler hayrete düştü bu da neyin
O SEN OL
– Mutsuzluğun gölgesi hiç düşmesin yüzüne, Gözyaşı bende kalsın, gülen sen ol sevdiğim! Yer ayır saklanayım, yüreğinin gizine; Dünyadaki yerimi bilen sen ol sevdiğim.
GEL GÖR İSTERSEN
hülyalı bir bakıştı anlamlandırmaya çalıştığım ümitlerini masum bir duyguyla yaşayıp erteleyen lakin bir hayat var bakışlarda maviye düşen yalın sade Allah vergisi güzellik aynaya yansıyan ay düşmüş sandım
SEVGİYİ ALIP GELDİM
* Dağılıp kırılıyor çiçekler üşüyünce Ne zaman gökyüzüne baksam solgun İçimde ağlayan suyu serin bir bir pınar var. Işıkları açmayın, görmeyin yaram derin. *










