Kutsal bir müjde gibidir bahar mevsimi, kuşların cıvıltısı duyulur dört bir yandan ve ardından açan limon çiçeklerinin kokusu yayılıverir. Yeşillenir tüm ağaçlar evreni yaratan
MANŞET
4.ANADOLU ŞİİR AKŞAMLARINDAN YÂDIMA DÜŞEN SEYAHAT NOTLARI
Anadolu’da gerçekleştirilen şiir şölenleri şairleri onurlandırmasının yanında şiir adına güzelliklerin yaşanmasına da imkân tanıması açısından umut vericidir. Sivil kuruluşların ve resmi kurumların bu şölenleri
Ağlayan Gelin (Ters Lale)
Ey, yüzü yüzüme ayna olan kadim yalnızlık, bir bahar kuytusunda kıyamım ben. Soğanlı çiçeklerin nadide türlerindendir. Utangaçtır, yüzü hep yere bakar. Rengini utangaçlığından almıştır
HİKÂYELER ARASINDA / NECDET EKİCİ / GÖNÜL FENERİ
Necdet Ekici, hayatındaki rutin gidişatın değişkenliğini vererek başlar Gönül Feneri adlı hikâyesine. Aslında bu bir çeşit zamanın değişikliğinin de bir habercisi gibidir. Bir gece
YÂR
* Çölünde susuz gezerim, Irmak olur akarsın yâr! Bina diye söz dizerim, Kaleleri yıkarsın yâr! * Arkadaşız keder ile Huzur oldu gayri çile Iradıkça
YÂR
* Çölünde susuz gezerim, Irmak olur akarsın yâr! Bina diye söz dizerim, Kaleleri yıkarsın yâr! * Arkadaşız keder ile Huzur oldu gayri çile Iradıkça
EL PENÇE İNTİZAR
güç kalmadı ah kalbimi yordum seni andım vuslat diye çıktım yola hicrâna bulandım bir vakt-i seher handesi göz kırpsa da birden her gün başı
Üşütme Albümü
oğul dedi: babacığım kalbine astığın bu karlı fotoğraf üşütmez mi iç evini. baba dedi: ey oğul yüreği çerağ dalı oğul kar
Yankılandı Suskunluğum
ucundan tutuşmaya hazır ömrüm baharı akıtan ırmakta çitileyerek yıkadım yalnızlığımı ılgın ılgın esen rüzgara serdim çıkmadı üstünden kalabalığın lekesi ben ki alfabemin
DAR ZAMANLAR
gitmelerden arta kalan yorgunluk soğuk ve metalik seslerle dokunuyor yaralarıma soluk soluğa peşine düştüğüm hayal gibi yerini unutuyor sayfalarca tutuşan bakışlarım sayfalar kapanıyor ben









