– İLKER GÜLBAHAR * Hayır, onunki ihmal değildi. Öyküyü yazmak için en uygun zamanı bekliyordu. Çünkü prematüre bir öyküyü kuvöze alıp yaşatmaya çalışmak gereğinden
MANŞET
HAK İLE YEKSAN
– SELİM ERDOĞAN * Bir soluk dünya mıydı, bir solukluk dünya mı Renk katmadı dikilen ağaçlar kabristana Hayali gerçek miydi, yok sahici rüya
İÇİMİ DERT KEMİRİR
– HIZIR İRFAN ÖNDER * gür bir ormanda yalnız bir ağacım içimi dert kemirir haberi yok kimsenin ya seherde kanayan bir güldür ölüm yahut
KANLI ŞUBAT GECESİ
– M.NİHAT MALKOÇ “her dem yeni doğarız/bizden kim usanası” tarihler yirmi altı şubatı gösterirken paslı bir kılıç geceyi ikiye böldü orta yerinden
KİRLENMESİN SEVDALAR
– FİLİZ KALKIŞIM ÇOLAK * gönlümün düşler ormanında sürüklenen ırmaklardan ak bana ey çocukluğum ıslansın efkarında kor ateşler savrulsun gün ağızlarının titreyen yaprağından diyarlarıma
SARI İNEK
– HARUN ÇİTİL * Ortaokul birinci sınıftaydım. Ağustos ayının son günleriydi. Camızlarımızı, öküzlerimizi, ineklerimizi yaymak için suyun kenarına, halk dilinde suyunkırağına, harmanların olmadığı çayırlık
MUHABBET KUŞU RESMİ
– HÜSEYİN BURAK US * ‘ey sesinden seneler serpilen yirmi bu tebessümlerin suçu ne kaçak gibi yüzümüzde’ şuraya da alizarin kızılı
ÜŞÜYEN BAHÇELERDE TUTUŞAN RÜZGAR
– RIDVAN YILDIZ * tepemde gün ışığı şarkıları çaldığında parmaklarından uyku düşecek bir çocuğun toprak kadar sustum, arsız sularda gövdem değince aynalara alevli bir
VİCDANLARIN İFLASI
BENGÜL ALKAN * Etraf, gözün gördüğü yere kadar bembeyaz. Çok abartılı bu sene kış, boyumu geçti kar. Fırtına, tipi… Kar sabahlara kadar yağmayı alışkanlık
YAŞ OTUZ BEŞ YOLUN SONU
– EBUBEKİR KAYA * Cahit Sıtkı’nın Otuz Beş Yaş şiiri herkesin malumu olan, duyanların ekseriyasının şiirin başlığından öte şiirden bir dörtlük ezbere bilmediği, kanıtlanmamış










