bir anne gördüm filistin sokaklarında, yüreğinde yavrusunun mezarı, avuçlarında bir tutam saç. bir anne geçti gazze caddelerinden, düşlerinde cennet, yüzünde katliam izleri. bir anne
MANŞET
TAKİPSİZLİK KARARI
Yaz kızım; – Hâkimi savcıyı aşk davasına Karıştırmaya yer olmadığına Tarafları sokup cenk havasına Vuruşturmaya yer olmadığına – Ne kadar küsse de seven sevene
KİBİRLENME İNSANOĞLU
Kibirlenme insanoğlu var’ına, Onlar ötelerde yükün olacak. Boşa hesapları yapma yarına, Ölüm umduğundan yakın olacak. * Gençlik, geçicidir kısa aralık. Daim değil, dönemlik ve
BİR KEFENDİR FİLİSTİN
dünya sağır oya iğnesi ile işlenmiş çocuk ağlamasıdır sabah ezanında uyanmış anne hıçkırığı yasemin çiçekleri ile bezenmiş sevgili bitmek bilmeyen nefes unutulmuş metro istasyonundaki
ÇAVUŞ
ben gönül yolcusu, özlemden muzdarip sen milyon yıldır kayıp tılsım sanki, ne acayip bir şair çıkmış, ateşi suya yar diye yazmış vuslat olsa sönecek
ŞAİRLİK HALLERİ
Edebiyat dünyasında şairler, sadece kelimelerle değil, aynı zamanda yaşam tarzları, düşünce yapıları ve eserlerindeki benzersiz yaklaşımlarıyla da dikkat çeker. Kulaktan dolma bilgilerle bile olsa
VİRAJLI KULVAR
gözü dönmüş araf’ın toprak çağırır pusulası yaşam ayarlı tekneleri kaygısızca dönüp duran takvimler aynaların ekseninde ırgalanır ömürler günbegün azalır ışık kuyularına açılan mevsimler geceyi
FİLİSTİN TERENNÜMÜ
havada matem var, içimde talan bu kaçıncı bayram, askıda kalan? akvam-ı beşer sağır mı, dilsiz mi? çürümüş vicdanlar, kutsar terörizmi. bu zulüm, bu şiddet
GEÇ GELEN İLKYAZ
yediveren tomurcukları köpürüyor çalılıklar arasında ve gözlerimden öpüyor yağmur sonraları patlayan gökkuşakları yamaçları kekik, zirvesi karlı mor dağlar dar geliyor rüzgâr kanatlı üveyiklere
TUTUNAMAYAN EĞRİ
bahtiyar yokuşunda yürüdüm biraz eğriydi adımlarım doğuya seğirtirken düz adım yönüm rüzgâr değmemiş pencerelerde kapalı çarşıda hüzün sesine dokundum kalaylanmış bakır sesi de eğriydi









