– İLKER GÜLBAHAR * yutkununca gerindi gökyüzüne acı bir sirenin parmakları bilemedim kuşlar mı dokundu nefesine yoksa sesler miydi cebimde ağırlaşan ıslık sarındım boşluğa
ŞİİR
NASİHATİM KENDİME
– HAŞİM KALENDER * Elinden geleni yap kader ile yarışma “Yağmurundan kaçarken doluya tutulmak var” Tedbirini alasın olacağa karışma Köhne zamana uyup küfrüne katılmak
GÜNEŞLİ GÖLGE
– MEHMET OSMANOĞLU -teyzem ayşe doğanay’a- * süzgündü bakışları, doğuştandı bildiğim gözlerinin içinde engin merhamet vardı etrafında bir huzur, nefesinde sükûnet umut bulmak
ÇOCUKÇA KALACAK YALNIZLIĞIN
– MEHMET MORTAŞ * önünde hayata sığmayan sarp yokuşlardan zihninde büyüttüğün anne yüreğidir masal her kelimen ruhumuzda aşiyan yuvası kapımızın önü boşluğun habercisi sonsuzluk
GECE BİTER GÜNEŞ DOĞAR KIŞ TÜKENİR YAZ GELİR
– SEBAHATTİN KARADAŞ * Türk yurdunda sönmez Ocak, Altaylardan köz gelir Solarsa Turan’da tek gül, gönüllere güz gelir Tohum dal salar Söğüt’te,çağ açar Sultan
HAK İLE YEKSAN
– SELİM ERDOĞAN * Bir soluk dünya mıydı, bir solukluk dünya mı Renk katmadı dikilen ağaçlar kabristana Hayali gerçek miydi, yok sahici rüya
İÇİMİ DERT KEMİRİR
– HIZIR İRFAN ÖNDER * gür bir ormanda yalnız bir ağacım içimi dert kemirir haberi yok kimsenin ya seherde kanayan bir güldür ölüm yahut
KANLI ŞUBAT GECESİ
– M.NİHAT MALKOÇ “her dem yeni doğarız/bizden kim usanası” tarihler yirmi altı şubatı gösterirken paslı bir kılıç geceyi ikiye böldü orta yerinden
KİRLENMESİN SEVDALAR
– FİLİZ KALKIŞIM ÇOLAK * gönlümün düşler ormanında sürüklenen ırmaklardan ak bana ey çocukluğum ıslansın efkarında kor ateşler savrulsun gün ağızlarının titreyen yaprağından diyarlarıma
MUHABBET KUŞU RESMİ
– HÜSEYİN BURAK US * ‘ey sesinden seneler serpilen yirmi bu tebessümlerin suçu ne kaçak gibi yüzümüzde’ şuraya da alizarin kızılı










